“İstanbul’da kalıp çabalamaktansa
Bodruma gelip çapalamayı seçtik” diyorum geliş öykümüzü merak edenlere,
Bu kısa ve esprili cevabı yeterli bulmayanlara ise
Biraz daha görsellik katarak
“Hani diyorum, ilkokul birinci sınıfta öğretmenimiz B harfini öğretmek için balona benzetirdi ya B harfini
İşte biz o B harfinin üst üste olan iki balonunun “sabun köpüğünden” olanını patlattık bu seçimimizle
Yani kısaca ÇaBalamayı, ÇaPalamak yaptık
Her seçim bir vazgeçiştir ya biz bu seçimimizle çabalamaktan vazgeçtik, kısaca
Einstein’ın dediği gibi “tekrar tekrar aynı şeyi yapıp farklı sonuçlar bekleme yanılgısından” uzaklaştık, terk ettik
Hayatın aslında göründüğünden daha fazla seçeneğe sahip olduğunu kavradık ve inandık
Farklı zamanlar da farklı mekanlar da farklı insanlarla ve iç dialoglarımız da
Nasıl olmalı, davranmalı ve ne yapmalıyı konuşmak yerine
Konuştuk ve davrandık sadece
Ne istediğimizi?
Ne beklediğimizi?
Neden kaçındığımızı?
Neden korktuğumuzu?
Ne hissettiğimizi?
Neyi özlediğimizi?
Alışkanlıklarımızı?
Önceliklerimizi?
Hayallerimizi?
Öngörülerimizi?
Bugünümüzü ve yarınımızı... konuştuk, ardından davrandık
Şimdi çapalamak için geldiğimiz bu küçük köyde
Sürekli değişen ve dönüşen doğa içinde
Zamana, doğum ve ölüm döngüsüne, olgunlaşmaya, dengeye, sürekliliğe, üretim ve tüketime, emeğe, geri dönüşüme...hayata yönelik farkındalıklarımızı arttırıyoruz
Kendi değişim ve dönüşümümüzü izliyoruz
Daha çok çapalıyor daha az çabalıyoruz
Çünkü evren ve doğa bu küçük ama içten çabamızı karşılıksız bırakmıyor
İçimizi, yüreğimizi ısıtan canlılığı ve bize sundukları ile
Bizi her gün selamlıyor
Bu küçük köyümüzde ve küçük gözüken dünyamızda
Hem yüreğimiz büyüyor, hem biz büyüyoruz…
Not:
- Memnuniyetsizlik
- Değişme, başarısızlık korkusu
- Destek (iç ve dış)
- Eylem
- Geçiş (bir şeylere elveda ve diğerlerine hoş geldin demek)
-İnançların değişimi, öğrenme ve alışkanlıkların değişimi (değerini bilmek, yeni deneyimler-öğrenmeler, konfor alanından çıkmak …)
adımları ile sürüp gitmekte, yeni bir memnuniyetsizliğe kadar… bu da ilgiliye…
- … İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım
Nereye gidersen git, orada İstanbul.... (Ümit Yaşar Oğuzcan)